Avrupa'nın yeni rekabet planı tekstil sektörünü göz ardı ediyor
Avrupa Komisyonu, 4 Mart 2026 Çarşamba günü Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası'nı (IAA) kamuoyuna duyurdu. Bölgeler Komitesi (CoR) liderlerinin de katıldığı toplantıda, İcra Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, AB'nin Çin gibi dev güçler karşısındaki rekabet gücünü temelden güçlendirmeyi amaçlayan bir girişimi tanıttı.
Stratejik sektörler
Yasa tasarısı, AB'nin imalat sanayisinin gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) içindeki payını 2035 yılına kadar yaklaşık yüzde 14'ten yüzde 20'ye çıkarmayı hedefliyor ve otomotiv, batarya, inşaat, kimya, çelik ve ulaştırma gibi ağır sanayi kollarına odaklanıyor. Tekstil sektörü ise şimdilik bu planın bir parçası olarak görünmüyor.
Séjourné, IAA'nın uygulanmasının 'yerele özgü bir rekabet stratejisine' bağlı olduğunu vurguladı. Kamu yatırımlarının önemli bir bölümünü yöneten yerel yönetimlerin, Avrupa'yı yenilikçi bir merkez olarak konumlandırmak için kendilerine has bölgesel güçlerini kullanmaları gerektiğini belirtti.
Bu süreci hızlandırmak amacıyla, üye devletlerin prosedürleri standartlaştırmak için tamamen dijital bir lisanslama sistemi kurmaları zorunlu hale getiriliyor. Stratejik sektörlerde 100 milyon avroyu aşan yabancı yatırımlar için ise daha katı şartlar uygulanacak. Kendi endüstrilerinde büyük pazar payına sahip olan yabancı şirketlerin, pazara erişim için bundan böyle Avrupalı ortaklarla iş birliği yapması gerekecek. AB içinde üretilen bileşenler için getirilen yeni asgari şartlar nedeniyle yerel kamu desteklerinden yararlanmak da zorlaşacak.
Tekstil için bir düzenleme yok
Tekstil sektörünün bu tartışmanın dışında bırakılması oldukça dikkat çekici; zira sektör, birçok Avrupa bölgesinde yerel ekonominin temel direklerinden birini oluşturuyor. Büyüme potansiyeli taşıyan tekstil merkezlerine örnek olarak Portekiz ve Türkiye gösterilebilir.
Euratex'in 2024 tarihli genel bakış raporuna göre sektör, yıllık 170 milyar avroyu aşan bir ciro yaratıyor ve AB dışı ülkelere 64 milyar avroluk ihracat gerçekleştiriyor. Çoğunluğu KOBİ'lerde istihdam edilen 1,3 milyondan fazla çalışanıyla tekstil, Avrupa'nın en emek yoğun endüstrilerinden biri konumunda.
Tıpkı otomotiv sektöründe olduğu gibi, Çin tekstil tedarik zincirini ipek ve kaşmir gibi ham maddelerin üretiminden imalata ve Batılı moda markalarının satın alınmasına kadar tüm aşamalarda kontrolü altında tutuyor.
Tekstil sektörünün ikinci plana atılması, geçtiğimiz yılın politika çizgisiyle de örtüşüyor. O dönemde, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CSDDD) gibi önemli yasalar, 'idari karmaşıklığı azaltma' bahanesiyle moda şirketlerinin yükümlülüklerini hafifleten ve 'omnibus düzenlemesi' olarak bilinen yasa paketiyle zayıflatılmıştı.
IAA'nın henüz Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanması gerekiyor. Bu esnada tekstil sektörü, 'stratejik sektör' olarak tanınmak için yoğun bir lobi faaliyeti yürütüyor.
Bu makale, bir yapay zeka aracı kullanılarak Türkçeye çevrilmiştir.
FashionUnited, dünya çapındaki moda profesyonellerinin haberlere ve bilgilere daha geniş erişimini sağlamak amacıyla yapay zeka dil teknolojisinden faydalanmaktadır. Doğruluğa özen gösterilse de, yapay zeka çevirileri sürekli olarak gelişmektedir ve şu an için tamamen kusursuz olmayabilir. Bu süreçle ilgili herhangi bir sorunuz ya da yorumunuz varsa, bize info@fashionunited.com adresinden ulaşabilirsiniz.
OR CONTINUE WITH