Meryll Rogge'dan Marni'ye Arşivlerden Beslenen Renkli Bir Başlangıç
Belçikalı tasarımcı Meryll Rogge'un kariyerinde önemli bir dönüm noktası. Dries van Noten ve kendi adını taşıyan markasındaki deneyimlerinin ardından, şimdi İtalyan lüks moda evi Marni'nin kreatif direktörlüğünü üstleniyor. Hem moda evinin hem de tasarımcının renkli ve beklenmedik kombinasyonlara olan tutkusu, Rogge'un ilk koleksiyonunun da ana temasını oluşturuyordu.
“Bilinen ve tanıdık olanın yankıları”... Marni'nin FW26 koleksiyonuna ilişkin basın bülteni bu ifadeyle başlıyor ve şöyle devam ediyor: “Bu koleksiyon, yerleşik bir dilde bulunan yeni bir kelime dağarcığının güçlendirilmesinin yanı sıra, değerlere ve anlama geri dönüşü simgeliyor.” Bu şiirsel ifadeler, aslında Rogge'un Marni'nin mirasını yeniden yorumlayıp tazelediğini anlatmanın bir yolu.
Meryll Rogge'un Marni Başlangıcı: Desen ve Renk Cümbüşü
Rogge'un kendi adını taşıyan markasındaki kişisel stili, klasik kadın abiye giyimi ile erkek giyim terziliğinin bir birleşimiyle karakterize ediliyor. Tasarımcı, renk, desen ve stil söz konusu olduğunda cesur ve beklenmedik kombinasyonları tercih ediyor. Bu yaklaşımlar sayesinde kendi koleksiyonları neşe dolu ve genç bir görünüme sahip oluyor.
Yazı, görsellerin ardından devam ediyor.
Marni'de de durum farklı değildi. Yatay ve dikey çizgiler, çiçek desenleri, ekoseler, puantiyeler (Marni'nin favorilerinden) ve leopar deseni... Koleksiyonda adeta yok yoktu. Bu kadar çeşitli deseni, göz yoran bir koleksiyon yaratmadan kullanmak ise başlı başına bir sanat. Bu denge, canlı renklerin az kullanıldığı daha yumuşak bir renk paleti ve akıllıca yapılmış bir stil danışmanlığı sayesinde sağlanmış. En iddialı desenler, daha sakin ancak bir o kadar da özenle hazırlanmış parçalarla bir araya getirilmişti.
Defilede hem kadın hem de erkek parçalarına yer verilmesi, meselenin belirli bir cinsiyeti değil, bedenleri giydirmek olduğuna dair bir manifesto niteliğindeydi.
‘Marni Ruhu Geri Döndü’: Meryll Rogge'dan İtalyan Moda Evine Güçlü Bir Giriş
Koleksiyondaki pek çok görünüm Marni arşivlerine açıkça gönderme yaparken, bazı parçalar ise kelimenin tam anlamıyla geri döndü. Bunlar arasında Fussbett sandalet ve Trunk çanta öne çıkıyor. Defile notlarında belirtildiği gibi, “Bu ikonik parçalar, Marni'ye özgü detaylar korunarak yeni tasarımlarla yeniden yaratıldı.”
Rogge'un ilk defilesi, Marni'nin arşivine büyük bir dozda gençlik enerjisi enjekte ediyor. Marni tutkunları, kalplerini fethedecek pek çok tanıdık unsur bulurken, maksimalist stil anlayışı ise yeni bir moda sever kitlesini kendine çekiyor. Koleksiyon, Instagram'da ‘Marni ruhu geri döndü’ ve ‘Kadınların gerçekten giyebileceği kıyafetler’ gibi yorumlarla şimdiden büyük bir beğeni topladı. FW26 koleksiyonu, neşe ve giyilebilirlik kavramlarını merkezine alıyor. Ancak, ilk defilenizin hemen ardından kapının önüne konulabileceğiniz bir dönemde böyle bir başlangıç yapmanın ne denli zorlu bir görev olduğunu da göz ardı etmemek gerek. Peki Rogge için beklenti bu yönde mi? Kesinlikle hayır. Şimdiden ikinci koleksiyonunu ve ardından gelecek olanları merakla bekliyoruz.
Bu makale, bir yapay zeka aracı kullanılarak Türkçeye çevrilmiştir.
FashionUnited, dünya çapındaki moda profesyonellerinin haberlere ve bilgilere daha geniş erişimini sağlamak amacıyla yapay zeka dil teknolojisinden faydalanmaktadır. Doğruluğa özen gösterilse de, yapay zeka çevirileri sürekli olarak gelişmektedir ve şu an için tamamen kusursuz olmayabilir. Bu süreçle ilgili herhangi bir sorunuz ya da yorumunuz varsa, bize info@fashionunited.com adresinden ulaşabilirsiniz.